{"id":43,"date":"2024-08-24T18:23:41","date_gmt":"2024-08-24T18:23:41","guid":{"rendered":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/?p=43"},"modified":"2025-10-19T18:45:29","modified_gmt":"2025-10-19T18:45:29","slug":"johannes-brahms-alman-muziginin-en-buyuk-3-bsi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/2024\/08\/24\/johannes-brahms-alman-muziginin-en-buyuk-3-bsi\/","title":{"rendered":"Johannes Brahms | Alman M\u00fczi\u011fi&#8217;nin En B\u00fcy\u00fck 3. &#8220;B&#8221;si"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Alman m\u00fczi\u011finin \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck B&#8217;si: Bach, Beethoven ve nihayet Brahms.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Romantik d\u00f6nemde neredeyse b\u00fct\u00fcn sanat\u00e7\u0131lar klasik yollardan s\u0131k\u0131l\u0131p yeni \u015feylerin pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fken, o geleneksel formlara ba\u011fl\u0131 kalarak kimsenin hayal edemeyece\u011fi bir ba\u015far\u0131ya ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Brahms&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015fey asl\u0131nda, kendi \u00e7a\u011f\u0131na kadar geli\u015fen m\u00fczi\u011fi sentezleyerek, evrensel bir m\u00fczik yaratmakt\u0131. \u00d6yle ki; kendisinden sonra gelen sanat\u00e7\u0131lar, geli\u015ftirilebilecek bir bi\u00e7im kalmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, yeni bir anlat\u0131m bulmak amac\u0131yla eski geleneklere topyek\u00fcn s\u0131rt \u00e7evireceklerdi. Romantik d\u00f6nemden sonra modern zamana de\u011fin s\u00fcrecek olan, ge\u00e7mi\u015fin t\u00fcm kabullerini tepe taklak etme hikayesine daha sonra de\u011finece\u011fiz. Bug\u00fcn\u00fcn konusu, hem gelenek\u00e7i kal\u0131p hem de zaman\u0131n diline ayak uydurabilen bir yolunu bulmu\u015f: &#8220;Johannes Brahms&#8221; <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">6 ya\u015f\u0131ndayken piyanoya ba\u015flayan Brahms, bir harika \u00e7ocuktu. Piyanodaki ba\u015far\u0131s\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lmazd\u0131 ve ailenin ge\u00e7imine katk\u0131da bulunmak i\u00e7in Hamburg&#8217;un karanl\u0131k r\u0131ht\u0131mlar anda piyano \u00e7almaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda, ya\u015f\u0131 sadece 14&#8217;t\u00fc. 17 ya\u015f\u0131ndayken \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 Macar besteci ve kemanc\u0131 Remenyi&#8217;ye g\u00f6sterdi. Brahms&#8217;\u0131n yetene\u011fini g\u00f6ren ve piyano \u00e7al\u0131\u015f\u0131n\u0131 da be\u011fenen b\u00fcy\u00fck kemanc\u0131, ona, birlikte turneye \u00e7\u0131kmay\u0131 \u00f6nerdi. Bu, Brahms i\u00e7in yeni f\u0131rsatlar demekti ve onu Hamburg&#8217;da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 maddi zorluklardan uzakla\u015ft\u0131rarak gelece\u011fe umutla bakmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacakt\u0131. \u00d6yle de oldu. Hannover&#8217;da, o d\u00f6nemin usta kemanc\u0131lar\u0131ndan Joseph Joachim ile tan\u0131\u015ft\u0131 ve \u00f6m\u00fcr boyu s\u00fcrecek bir arkada\u015fl\u0131k ser\u00fcveni ba\u015flad\u0131. Brahms&#8217;a Liszt ve Schumann ile tan\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 \u00f6neren de Joachim&#8217;di. Brahms, Liszt ve \u00e7evresinden ho\u015flanmad\u0131. Ne m\u00fczik ne de ya\u015fam felsefeleri uyu\u015fuyordu ama Robert Schumann ve e\u015fi Clara, bu gen\u00e7 besteciye yak\u0131ndan ilgi g\u00f6sterdiler. Schumann, onu; yay\u0131nlamakta oldu\u011fu M\u00fczi\u011fin Yeni Dergisi&#8217;nde \u015fu s\u00f6zlerle and\u0131: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\">\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><em>&#8220;Alman M\u00fczi\u011fi&#8217;nin gelecekteki doru\u011fu!&#8221; <\/em><\/p>\n<\/blockquote>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Brahms, Schumann&#8217;a \u00e7ok sayg\u0131 duyuyordu. Clara&#8217;ya ise artan bir ilgiyle ba\u011fl\u0131yd\u0131. Robert Schumann&#8217;\u0131n erken \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra Clara&#8217;ya hem maddi hem de manevi destek olmu\u015f ve dostluklar\u0131 uzun y\u0131llar s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Baz\u0131lar\u0131 bu ili\u015fkinin dostluktan \u00f6te oldu\u011funu ileri s\u00fcrer. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta Brahms&#8217;\u0131n Clara&#8217;ya kar\u015f\u0131 hisleri oldu\u011funa dair genel bir kan\u0131 olsa da sonras\u0131nda ya\u015fanan somut bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131ndan, konu ile ilgili s\u00f6ylenenler biraz dedikodu gibi duruyor. Bu arada Brahms hi\u00e7 evlenmedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendisinin de fark\u0131nda oldu\u011fu aksi ki\u015fili\u011fi buna izin vermedi. Bir mektubundaki \u015fu s\u00f6zler, onun ki\u015fili\u011fi ile ilgili belki bize bir \u015feyler s\u00f6yleyebilir: <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><em>&#8220;Evimde bana kar\u015f\u0131 nazik olmaya, i\u015fler ters gitti\u011finde beni rahatlatmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir kad\u0131n olmas\u0131na dayanamazd\u0131m. Bana nezaketle davran\u0131lmas\u0131, sanki ben bir hastaym\u0131\u015f\u0131m gibi teselliye maruz kalmam beni \u00e7ok utand\u0131r\u0131rd\u0131. Ben hasta bir adam\u0131m ama ba\u015fkas\u0131n\u0131n iyile\u015ftirebilece\u011fi t\u00fcrden de\u011fil.&#8221;<\/em><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">1857 ve 1860 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda, Detmold Saray\u0131&#8217;nda koro \u015fefli\u011fi ve piyano \u00f6\u011fretmenli\u011fi yapmaya ba\u015flad\u0131. Brahms, bu i\u015fleri ona kendi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 yapabilecek zaman\u0131 verdi\u011fi i\u00e7in seviyordu. Bu \u00fcretken d\u00f6nemde ilk piyano kon\u00e7ertosunu ve bir de Si Bemol Maj\u00f6r oda m\u00fczi\u011fini yazd\u0131.1 863&#8217;te Viyana&#8217;ya yerle\u015fti ve Alman Requiem&#8217;i burada besteledi ve Bremen Katedrali&#8217;ndeki seslendirili\u015fi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck Yank\u0131 uyand\u0131rd\u0131. Bundan sonra Brahms, b\u00fcy\u00fck Alman bestecileri aras\u0131nda an\u0131lacakt\u0131. 1869&#8217;da yay\u0131nlayaca\u011f\u0131 Macar Danslar\u0131 ile eserleri d\u00fcnyan\u0131n her yerinde \u00e7al\u0131nacak kadar bir \u015f\u00f6hrete ula\u015fan Brahms&#8217;\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131 art\u0131k tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131k de\u011fildi. O da t\u0131pk\u0131 Beethoven gibi eserleri \u00fczerinde \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fan bir isimdi. Macar Danslar\u0131 \u00fczerinde 6, Piyano D\u00f6rtl\u00fcs\u00fc \u00fczerinde 18, 1. Senfoni&#8217;si \u00fczerinde tam 20 y\u0131l \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Sanat\u00e7\u0131lar\u0131n bir eser \u00fczerinde 10-20 y\u0131l gibi uzun s\u00fcreler boyunca \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 daha \u00f6nce de duymu\u015fsunuzdur. Tabii ki bu s\u00fcre\u00e7leri aral\u0131ks\u0131z bir \u00e7al\u0131\u015fma olarak alg\u0131lamamak laz\u0131m. Bir eser i\u00e7in sanat\u00e7\u0131lar\u0131n hissetti\u011fi \u015feyler d\u00f6nem d\u00f6nem farkl\u0131 olabilir. Eserin son haline kadar yapt\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fiklikler genelde sebepsiz oldu\u011fu i\u00e7in, eserlerine neden de\u011fi\u015fik zaman aral\u0131klar\u0131nda devam ettiklerinin de bir cevab\u0131 yoktur. Bazen kariyerinin ba\u015f\u0131nda esinlendi\u011fi bir fikri b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe kavu\u015fturmak i\u00e7in, y\u0131llarca sanat\u0131n\u0131n olgunla\u015fmas\u0131n\u0131 bekler. Beethoven&#8217;\u0131n Son Senfoni&#8217;si 8 y\u0131l, Leonardo Da Vinci&#8217;nin Mona Lisa&#8217;s\u0131 tam 14 y\u0131l s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Klasik \u00f6rneklerin kendi d\u00f6neminde bitmeye y\u00fcz tuttu\u011funun fark\u0131nda olan Brahms, yitirilen \u015feye duydu\u011fu h\u00fczn\u00fc kendi salt m\u00fczi\u011fine aktarm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Joseph Haydn&#8217;\u0131n bir temas\u0131 \u00fczerine, &#8220;\u00c7e\u015fitlemeler&#8221; adl\u0131 eseriyle kendine Senfoni konusunda g\u00fcven duymaya ba\u015flayan Brahms, 1. Senfoni&#8217;sini 20 y\u0131ll\u0131k eme\u011finin ard\u0131ndan 1876&#8217;da tamamlad\u0131. Sanat\u00e7\u0131 bu eseriyle; kendi \u00f6zg\u00fcn tarz\u0131n\u0131, duygusunu ve yetene\u011fini tam anlam\u0131yla ortaya koymu\u015ftur. Hans von B\u00fclow, bu eser i\u00e7in &#8220;Beethoven&#8217;\u0131n 9. Senfoni&#8217;sinden sonra 10. Senfoni&#8221; tan\u0131m\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130svi\u00e7re&#8217;de ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde g\u00f6l kenar\u0131nda besteledi\u011fi Re Maj\u00f6r 2. Senfoni, dinlerken insana sanki d\u00fcnyada herhangi bir problem yokmu\u015f gibi hissettirir. Onun varyasyon bulma konusundaki e\u015fsiz yetene\u011fi, Bach&#8217;\u0131n 150 No&#8217;lu Kantat&#8217;\u0131ndan ald\u0131\u011f\u0131 basit bir temay\u0131, 30 farkl\u0131 karma\u015f\u0131k varyasyon ile bir b\u00fct\u00fcn haline getirerek yazd\u0131\u011f\u0131 4. Senfoni&#8217;sinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bu arada Brahms, Cambridge \u00dcniversitesi&#8217;nin ona verece\u011fi doktora unvan\u0131n\u0131, deniz yolculu\u011fundan ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 gerek\u00e7esiyle reddetmi\u015fti. O, fahri doktora unvan\u0131n\u0131 Breslau \u00dcniversitesi&#8217;nden alacak ve \u00fcniversiteye te\u015fekk\u00fcr mahiyetinde Akademik Festival uvert\u00fcr\u00fcn\u00fc besteleyecekti. Bu geli\u015fmelerden sonra, Liszt ve Wagner hayranlar\u0131 her ne kadar onun m\u00fczi\u011finin etkisiz ve demode oldu\u011funu s\u00f6ylemeye devam etseler de art\u0131k kazand\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131y\u0131 tam anlam\u0131yla hissediyorlard\u0131. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Brahms&#8217;\u0131n kendi \u00e7a\u011f\u0131yla ili\u015fkisine d\u00f6necek olursak, romantiklerin anda ya\u015fanan duygulara \u00f6zen g\u00f6sterip hikayelere psikolojik derinlik katmalar\u0131n\u0131n ve armoni d\u00fcnyas\u0131nda yeni \u015feyler denemelerinin asl\u0131nda iki \u00f6nemli sonucu olmu\u015ftu:<\/p>\n\n\n\n<ol class=\"wp-block-list\">\n<li>Rapsodi gibi genellikle yap\u0131 eksikli\u011fi ile sonu\u00e7lanan yeni bir e\u011filim vard\u0131.<\/li>\n\n\n\n<li>M\u00fczi\u011fin geli\u015fim h\u0131z\u0131 yava\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Bu nedenle parlak, b\u00fcy\u00fck m\u00fczik yazma arzusu, iyiden iyiye zay\u0131flam\u0131\u015ft\u0131.<\/li>\n<\/ol>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Brahms bunun fark\u0131ndayd\u0131 ve bu durumu reddetti. Bu onun eski tarzlar\u0131 yeniden \u00fcretti\u011fi anlam\u0131na gelmiyor. Kendi \u00e7a\u011f\u0131nda, kendinden \u00f6nceki bestecileri en iyi tan\u0131yan isimdi ve onlardan \u00f6\u011frendiklerini kendi zaman\u0131na ta\u015f\u0131d\u0131. D\u00f6nemine romantiklerden farkl\u0131 olarak; y\u0131k\u0131c\u0131 de\u011fil, yap\u0131c\u0131 bir etki yaratmay\u0131 ama\u00e7layan Brahms, bunu \u00e7ok ciddi bir ba\u015far\u0131yla sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131.Y\u0131k\u0131c\u0131 derken tabii ki Wagner ve ekibinden bahsediyorum. Bu arada bu iki kar\u015f\u0131t grup aras\u0131ndaki hikayeye \u015funu da eklemek laz\u0131m: Brahms; 1860&#8217;ta, bir grup arkada\u015f\u0131 ile birlikte, Wagner&#8217;in yeni Alman ak\u0131m\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan bir bildiri yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131. Wagner&#8217;in m\u00fczi\u011fini be\u011fenmedi\u011fi \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131 ama yine de ondan her seferinde sayg\u0131yla s\u00f6z ediyordu. Bu tart\u0131\u015fmalar\u0131n al\u0131p y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc bir ortamda, Brahms&#8217;\u0131 \u015fu a\u00e7\u0131dan tebrik etmek laz\u0131m: Romantik \u00e7a\u011fda bir yandan yeni \u015feylerin aniden pop\u00fcler olmas\u0131 muhtemel iken, geleneksel olan her \u015feye kar\u015f\u0131 da bir antipati geli\u015fmi\u015fti. Sadece Wagner de\u011fil, Brahms&#8217;\u0131n \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131 romantizmin o kadar etkisindeydi ki, geleneksel formlara ba\u011fl\u0131 kalarak kendi \u00f6zg\u00fcn m\u00fczi\u011fini olu\u015fturmak neredeyse kimsenin akl\u0131na gelmiyordu. Brahms&#8217;\u0131n gelenek\u00e7i tavr\u0131, onun kendi \u00e7a\u011f\u0131yla ayak uyduramad\u0131\u011f\u0131 ya da romantik d\u00f6nem sanat\u00e7\u0131s\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na da gelmez. Zaten bu kadar yetenekli bir sanat\u00e7\u0131n\u0131n, kendi \u00e7a\u011f\u0131na kulak kapataca\u011f\u0131n\u0131 varsaymak biraz anlams\u0131z olur. En ba\u015fta da s\u00f6yledi\u011fim gibi o, hem gelenek\u00e7i kal\u0131p hem de zaman\u0131n diline ayak uydurabilmenin bir yolunu bulan, e\u015fsiz bir besteciydi. Eserleri genellike karma\u015f\u0131k kontrpuan ve \u00f6zg\u00fcn armoniler i\u00e7erir. Ayr\u0131ca melodi hatlar\u0131n\u0131n \u00f6zenle i\u015flenmi\u015f olmas\u0131, Brahms&#8217;\u0131n m\u00fczi\u011findeki romantizmi \u00f6ne \u00e7\u0131kartan unsurlardan bir tanesi. Yine de, onun kariyerini k\u0131saca \u00f6zetleyecek olursak; klasik formlara ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve derin d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131yla, genel romantizm atmosferinden farkl\u0131l\u0131klar g\u00f6sterdi\u011fini elbette s\u00f6yleyebiliriz. Romantiklerin gelene\u011fe kar\u015f\u0131 durmalar\u0131 gibi, onlar\u0131n baz\u0131 yeniliklerine de kar\u015f\u0131 duru\u015f sergileyebilecek bir isim laz\u0131md\u0131. Bunu da Brahms, \u00e7ok iyi bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Bir sonraki videoda g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere. Sevgiler!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Alman m\u00fczi\u011finin \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck B&#8217;si: Bach, Beethoven ve nihayet Brahms. Romantik d\u00f6nemde neredeyse b\u00fct\u00fcn sanat\u00e7\u0131lar klasik yollardan s\u0131k\u0131l\u0131p yeni \u015feylerin pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fken, o geleneksel formlara ba\u011fl\u0131 kalarak kimsenin hayal edemeyece\u011fi bir ba\u015far\u0131ya ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Brahms&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015fey asl\u0131nda, kendi \u00e7a\u011f\u0131na kadar geli\u015fen m\u00fczi\u011fi sentezleyerek, evrensel bir m\u00fczik yaratmakt\u0131. \u00d6yle ki; kendisinden sonra gelen sanat\u00e7\u0131lar, geli\u015ftirilebilecek bir&#8230; <\/p>\n<div class=\"link-more\"><a href=\"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/2024\/08\/24\/johannes-brahms-alman-muziginin-en-buyuk-3-bsi\/\">Read More<\/a><\/div>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-43","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-uncategorized"],"jetpack_featured_media_url":"","_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/43","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=43"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/43\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":153,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/43\/revisions\/153"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=43"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=43"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.onurbicak.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=43"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}